7 Ağustos 2008 Perşembe

Ölü Ozanlar Derneği

Bazıları ışığın, bazıları gölgenin peşine düşer

bazıları karanlığı elbise seçer kendilerine

karanlıkta nefes alırlar, karanlıkta konuşurlar

aydınlık olunca dünya susarlar...

yeni bir dünya ararlar kendilerine

taşların altındaki karanlıklarda

yada kedilerin saklandığı sığınaklarda

ve insanlardan uzakta...

dönmek isterler kendi özlerine

yakarırlar tanrıya sessizce

belli etmeden ama yürekten

kimi zaman acıyla, kimi zaman

yüzünde tatlı bir tebessümle

gökten yağmur yağarken yüzlerine..

ve ağlarken kimi zaman

karışır yağmur damlaları gözyaşlarına

görenler anlamazlar,

gülerler yüzündeki tebessüme bakıp.

sonra bir kedi gelir durur karşısında

alır onu kollarına, devam eder yoluna

insanlar umrumda olmadan..

karanlığın ortasında, kedisi kollarında...

yağmur ıslatırken yüreğini

ve insanlar görmezken akan yaşları.

yüzlerde hep bir tebessüm

düşlerde hep bir gerçek arayışı

ve ellerde gidenlerin sıcaklığı

karanlıktan aydınlığa giden yollar kapalı...


* "Ölü Ozanlar Derneği" filmini izledikten sonra içimden dökülenler...

17 Temmuz 2008 Perşembe

Dipnot

Kayıp bir otobanda nereye gideceğimizi bilmeden yol almak mı? Yoksa rotası belli bir yolculuk mu ? Nerden gelip nereye gideceğimizi bildiğimiz.

Haziran

Yazmadığım aylardan biriydi Haziran benim için... çok şeyler geçti içimden.. bazı şeyler yazdım kimi zamanlar... kendime sakladım... belki bir gün paylaşırım altında "06/2008" tarihi ile... şimdi Temmuz ayındayız ve bu temmuz ayındaki ilk yazım... özlemişsinizdir diye düşündüm... birkaç cümle kurayım dedim...

Görüşmek üzere :)

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Sayfa 11

" Mesela şu anda beni dinliyorsunuz ama belki sadece rüya görüyorsunuz. Belki bir çok kişi uyuya kaldı; belki gözünüz kapalı uyuyorsunuz ve rüya görüyorsunuz. Bunun tersi kanıtlanamaz.

Kesin olan tek fenomen kendi varlığımdır. Bundan kuşku duyulamaz. Neden duyulamaz çünkü kuşku duymak için bile orada olmam gerekir. Bu yüzden kendi varlığından kuşku duymak imkansız olan tek şeydir. * "


* The Secret - OSHO kitabından bir alıntıdır.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Aşk'ın şarkıları

Aşkın Nur Yengi desem anlarsınız sanırım yazının başlığında yatan anlamı... Lise yıllarımda tanışmıştım Aşkın Nur Rengi ile ya da Aşkın Nur Yengi ile... "Serserim benim deli dolu sevgilim" ilk dinlediğim şarkılarından biriydi... O dönemler bir de Sezen Aksu ile Sertap Erener vardı dinlediğim... Servisimizde çalardı bu isimler... Muzikal zevkimin yeni yeni oluştuğu dönemlerdi... Pop kültürü yerleşiyordu bünyeme... Sonradan rock dinlemeye başladım yirmili yaşlarımdan itibaren ama lise dönemlerim pop müzik ile geçti... 1996 yılından itibaren Teoman ile kendimi buldum... Teoman bir yol açtı bana... sonrası daha eskilere gittim, araştırdım.. Teoman' dan öncede Türk Rock muziğinin iyi grupları olduğunu keşfettim... ve yıl 2008 hala ara sıra pop muzik dinliyorum ama gerçekten zevk aldığım muzik rock muzik bunu da çok iyi biliyorum...

Ne diyecektim ben ?

Aşk'ın şarkıları... Aşkın Nur Yengi'nin 2007 yılında çıkardığı, içinde en iyi şarkılarının olduğu bir albümü dinliyorum bugün ve lise yıllarındaki gibi okul servisinin içinde yol alıyorum en arka koltuğun camından dünyayı seyrediyorum küçük gözlerimle, bir elim dışarda rüzgarı avuçluyor... ve yüzümde yarı acı yarı tatlı tebessüm... daha da açıyorum şarkının sesini dalıyorum hayallere; "ayrılmam sarılım hayallere..."

...